Bölgenin en iyisi yeniçiftlik;ve marmaraereğlisi; kalitenin adresi (BENER ARSA OFİSLERİ) En cazip,en güzel,en kıymetli,en kelepir arsalar bizde. gezip,görüp ,karar vermek sizden. Doğa? huzur? Yaşanılası mükemmel yerler...İstanbullu yatırımcıların gözdesi Tekirdağ marmara ereğlisinde ve yeni çiflikte 130 ile 300 arası metrajda tek tapulu arsa mevcut denizine bakıp huzur dolacağınız bu bölgede yerinizi ayırın hemen tapu teslim arsalarımızı ücretsiz olarak görmek,yeri yerinde incelemek için bize ulaşın fiyatlarımızda pazarlık payı vardır her türlü oto ile takas yapılır. Bilgi için irtibata geçin (02124258484)(05312328990)(05326259625)(05342093774) www.bener arsa ofisleri.com

Google, bugüne kadar hakkında birçok söylenti çıkan ve teknoloji alanında çığır açması beklenen gözlük projesinin tanıtımını yaptı. Arttırılmış gerçeklik gözlüğü şeklinde tanımlanan modern ve zarif görünüşü gözlükte mikrofon, kamera internet gibi bir çok özellik bulunuyor. Akıllı telefonların fonksiyonlarına sahip olan gözlüğün üretildiği Project Glass'ın testlerine başlandığı Google+ sayfasında resmen yayınlandı. Gözlük; hava durumu, yol durumu, yol tarifi, Google+ sosyal ağı gibi Google hizmetleriyle destekleniyor.
Dünyanın en büyük arama motoru Google uzun süredir gizli labaratuarlarında üzerinde çalıştığı söylenen gözlüğünün tanıtımını yaptı. 'Project Glass' (Gözlük Projesi) adı verilen ürün firmaya ait sosyal paylaşım sitesi Google+ üzerinden duyuruldu. İnternet sitesinde yer alan görüntülerde bir mikrofon ve kullanıcının sağ gözünün üst kısmından internet bilgilerine erişimini sağlayan kısmen şeffaf bir video ekranıyla, sade tasarımlı bir gözlük görülüyor.
Gözlüğü geliştiren 'Google X' ekibi ürün ile ilgili açıklamasında "Bu bilgiyi sizinle paylaşıyoruz çünkü bu konuda bir tartışma ortamı oluşturmak ve sizlerin değerli katkılarını almak istiyoruz" dedi.
Gözlük Projesi'nin tanıtım videosunda görünen bazı özellikleri şöyle: Kullanıcı duvara bakınca gözlük o akşamki bir randevusunu hatırlatıyor. Camdan dışarı baktığında ekrandan o gün yüzde 10 yağış ihtimali olduğu bilgisi geliyor. Bir arkadaştan o gün buluşmak isteyip istemediği mesajı gelince gözlüğün ekranında uyarı beliriyor. Kullanıcı buna sesli bir mesajla cevap yollarken, ekranda büyük bir mikrofon görüntüsü hemen her şeyi örtüyor. Ayrıca gözlükteki uygulamalar arasında kullanıcıya küçük oklarla yolunu gösterebilen Google Harita, baktığınız şeyi arkadaşlarınızla paylaşmak üzere fotoğrafını çekebilme ve bir video konferans sistemi de bulunuyor.
Ürünün fiyatı ve piyasa ya çıkış tarihi hakkında bilgi verilmezken New York Times gazetesi daha önce ilk gözlüğün yıl sonuna kadar piyasaya çıkacağını ve fiyatının da 250 ila 600 dolar arasında olacağını yazmıştı.
AR-GE'YE BÜYÜK YATIRIM YAPIYOR
Google bu tür buluşlar ve araştırmalar için Google X adı altında kurduğu dışarıya kapalı Ar-Ge merkezinde pek çok farklı alanda çalışma yapıyor. Şirket son olarak biligsayar teknolojisi ve görsel hafızayı dtetikleyecek gözlükler üzerine çalışmalar yapan Dr. Richard DuVal'ı ekibine katmıştı.
Google X laboratuvarlarında Apple'ın sesli arama yapan Siri uygulamasına rakip olacak çok daha gelişmiş bir sesli komut programı üstünde çalıştığı da biliniyor. Google'ın ana hedefi taşınabilir hatta giyilebilir bilgisayarlar üretmek.

Bir dönem dünyanın en gelişmiş ve en yaygın arama moturu olan internet devi Yahoo, zor günler geçiriyor.
Arama motoru olarak Google'ın, mail hizmeti olaraksa Gmail'in sert rekabeti altında bir türlü bekleneni veremeyen Yahoo, yeni CEO'sunun (Scott Thompson) gelmesiyle oldukça radikal bir tasarruf paketi açıkladı.
2 bin çalışanının işine son vereceğini açıklayan Yahoo, bu operasyonla 375 milyon dolarlık bir tasarruf gerçekleştirmesi planlıyor.
2 bin kişilik işten çıkarma, aslında 14 bin çalışanı bulunan İnternet devinin toplam işgücünün yüzde 14'üne denk geliyor.
Huffington Post'un haberine göre ise Yahoo'nun işten çıkarmalarla ilgili açıklamasının ardından Yahoo ofislerinde işini kaybetmek istemeyen çalışanların fazla mesai yarışına giriştiği ve hızla ellerindeki projeleri bitirmeye odaklandığı belirtiliyor.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin, Sabancı Vakfı'nın katkıları ile yaptırdığı Türkiye'nin en büyük 'Uzay Evi' açıldı. Sabancı Vakfı Başkanı Güler Sabancı ilk kez 'Uzay Evi' yapımına katkıda bulundukları için mutlu olduğunu belirterken, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, 1999 yılından bu yana Eskişehirliler ile birlikte hayalleri gerçekleştirdiğini söyledi.
Çimsa'nın katkısıyla Sabancı Vakfı tarafından yaptırılan "Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sabancı Uzay Evi", Eskişehir Bilim, Kültür ve Sanat Parkı'nda hizmete açıldı. Açılışa, Eskişehir Valisi Dr. Kadir Koçdemir, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt, 1. Hava Kuvveti Komutanı Korgeneral Abidin Ünal, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Holding Çimento Grubu Başkanı Mehmet Göçmen'in yanı sıra çok sayıda Eskişehirli ve Sabancı Topluluğundan yöneticiler katıldı.
Açılışta konuşan Sabancı Vakfı Başkanı Güler Sabancı, Vakfın bir ilki gerçekleştirdiğini belirterek, "Kültür evleri, sanat evleri yaptırdık. Ama, ilk kez ?Uzay Evi'nin açılmasına katkıda bulunuyoruz. Yılmaz Büyükerşen'e teşekkür ederiz" dedi. Başkan Büyükerşen de Eskişehirliler ile birlikte 1999 yılından bu yana 'hayalleri' gerçekleştirdiklerini söyledi.
BİZİM İÇİN BİR İLK
Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, açılışta yaptığı konuşmada, Sabancı Uzay Evi'nin gençlere uzay bilimleri ve astronomi alanında yepyeni ufuklar açacağını, ABD'de 500'den, Fransa ve Almanya'da 100'e yakın olan dünya ölçeğindeki uzay evlerinin sayısının hızla arttığını söyledi. Türkiye'nin en büyük uzay evine destek vermekten büyük mutluluk duyduğunu belirten Sabancı, "Eskişehir, Sayın Büyükerşen'in vizyonu ile örnek bir kent kimliğine kavuştu. Çocuk ve Gençlik Tiyatro Festivali, orkestraları, konser salonları, sergi salonları ile Eskişehir, kültür ve sanatın, güçlü kent yaşamının parlayan yıldızı haline geldi. Şimdi bu güzel şehir, Bilim, Kültür ve Sanat Parkı'nda yapılan Uzay Evi ile bilimin de önemli bir merkezi olmaya aday" dedi.
HavlaTavla köpeğinize eş bulma ve çiftleştirme sitesidir.
Köpeğinize eş arıyor, soyunu sürdürsün, babalığı-analığı tatsın, güzel yavruları olsun istiyorsunuz. İnternet artık bu konuda da büyük yardımcınız. HavlaTavla.Com, Türkiye'nin bütün illerinden pek çok cinsteki köpekleri ve köpek sahiplerini bir araya getirerek, birbirleriyle tanışmalarına ve köpeklerini çiftleşmelerine yadımcı oluyor.
Üyelik ücretsiz, kullanımı çok rahat. Arama motoru ile şehir, semt, ırk ve cins gibi belirleyeceğiniz kriterlere göre arama yaparak eş seçme ve gelin veya damat aday listenizi oluşturma imkanınız var.
Ayrıca binlerce gelin ve damat adayının tavlama mesajlarını okumak ve birbirinden güzel resimlerine bakmak da gerçekten çok keyifli.
Siz de hemen üyeliğinizi yaparak, can dostunuzu ekleyerek köpeğinizin aradığı aşkı bulmasına yardımcı olun.
HavlaTavla.Com ailesine katılın...
Bir Sosyal Sorumluluk Projesi olan Zihinsel Engelliler Tiyatrosu ile Hiçbir ilgim ve alakam kalmamıştır.Kamuoyuna saygı ile duyurulur. Adem Kemal AYVACIK

ODTÜ Teknokent'te biraraya gelen 9 genç, efsane Yılan Oyunu'nu Kasap havası ile diriltti. Apple Store'da zirveye oynayan bu genç oyun stüdyosu, şimdi melek yatırımcılarla yeni oyunlar peşinde.
Cep telefonu tarihinin unutulmaz oyunu olan 15 yıllık 'Yılan Oyunu'nunu halaya katıp 'Kasap Havası'na çeviren ODTÜ'lü genç mühendisler, bir ayda Apple'ın uygulama mağazası App Store’da zirveye oturdu. 2007'de Elif Buğdaycıoğlu, Zeynep Direskeneli ve Serhat Bayılı tarafından kurulan Zibumi Oyun Geliştirme Stüdyosu'nun geliştirdiği Kasap Havası, sadece iki günde 20 binden fazla cep telefonuna indirilerek en çok indirilen uygulama oldu. Şirketin kurucu ortaklarından Elif Buğdaycıoğlu, " App Store'da geçirdiğimiz ilk haftasonu 20 bin oyuncuya ulaştık. Kasap Havası, App Store Türkiye'de hem kendi kategorisinde hem tüm oyunlar kategorisinde zirveye çıktı" diye konuştu. Yurtdışında gördükleri ilginin etkisiyle Kasap Havası'nı Wedding Snake ismiyle uluslararası platformda yayınlayıp, Türkiye dışındaki App Store'lara da uyarladıklarını aktaran Buğdaycıoğlu, "Wedding Snake ile yabancı haber sitelerine 'halay' dedirtebilmiş olmak ayrı bir keyif" dedi.
YATIRIMCI AĞINA BAŞVURDU
2010'da Sanayi Bakanlığı'dan aldıkları Teknogirişim Sermaye Desteği'yle Zibumi Oyun Geliştirme Stüdyosu adıyla şirketleştiklerini aktaran Elif Buğdaycıoğlu, "Taze bir oyun geliştirme firması olarak 2011 yılında METUTECH'in yatırımcı ağına başvurduk ve şu sıralar yatırım alma sürecine girdik" diye konuştu.
9 KİŞİLİK EKİP
Kendilerini 'hayallerini oyuna döken 9 kişi' olarak tanımlayan Zibumi Oyun Stüdyosu şu isimlerden oluşuyor: Elif Buğdaycıoğlu, Zeynep Direskeneli, Serhat Bayılı, Ozan Atak, Abdullah Taha Müslümanoğlu, Seçkin Yalçın, Barış Soylu, Alp Karaata ve Koray Kıyakoğlu.

Dünyanın yüksek kapasiteli en küçük SSD’si olduğu iddia edilen bellek, tek bir konektörle eSATA II / III ve USB 2.0 / 3.0 bağlantı noktalarını kullanarak veri transferi yapabiliyor. Ntvmsnbc'nin haberine göre Victorinox SSD aynı zamanda dünyanın ilk e-ink tabanlı 96×48 Bi-Stable ekrana sahip belleği olma unvanına da sahip. Bu ekran üzerinde belleğin hangi arayüzle bilgisayara bağlandığı ve içindeki boş depolama alanı görüntülenebiliyor.
220 MB/s okuma, 150 MB/s yazma hızına kadar çıkabilen çakı/bellek, içindeki verileri yazılımsal ve donanımsal olarak 256-bit AES şifrelemeyle koruyor.
400 DOLARDAN BAŞLIYOR
İçinde bulunan Victorinox’a özel güvenlik yazılımı veri yedekleme, gizli internet gezintisi yapma ve yer imleri ile şifrelerin güvenli bir şekilde senkronizasyonunu yapmak için kullanılabiliyor.
Hafıza seçenekleri 64 GB’tan başlayıp 1 TB’a kadar çıkan Victorinox SSD’lerin fiyat aralığının 400 ile 3.000 dolar arasında olması bekleniyor.


Arama motoru Google, Kenya'nın internette iş rehberi firması Mocality'nin bilgilerine ulaşarak ticari amaçla kullandığı gerekçesi ile "koşulsuz özür" diledi. Memeburn.com adresinde çıkan habere göre, dev arama motorunun bazı çalışanları, Mocality'nin müşterilerine ulaşarak, sayfa tasarımı gibi tekliflerle firmanın bilgilerini Google hesabına kullanmış.
Bilgi hırsızlığının ortaya çıkmasının ardından açıklama yapan Mocality'nin CEO'su Stefan Magdalinski, "Google, şirketimizi rekabet dışı bırakmak için, yetişmiş elemanlarını kullanarak aylar süren sistematik bir dolandırıcılık örneği sergilemiştir." sözleriyle arama motorunu eleştirdi.
Google'ın hırsızlığının ortaya çıkmasının ardından haber, The Register, Techcrunch, Boing Boing, The NextWeb, PaidContent, Slashgear gibi ünlü teknoloji sitelerinde ve bloglarında bir anda yayıldı. The Guardian gibi haber siteleri de bilgi hırsızlığına yer verdi.
Suçlamaları kabul eden Google ise gelişen market ürünleri mühendisi Nelson Mattos aracılığıyla "Şirketimiz adına çalışan bir ekibin Mocality'nin verilerini uygun olmayan bir şekilde kullandıklarını öğrenmekten utanç duyuyoruz. Mocality'nin müşterilerine sayfa tasarımı teklifinde bulunarak, şirket ile bizi temsil etmeyen bir düzeyde bağlantı kuran çalışanlarımızdan dolayı koşulsuz olarak özür diliyoruz." şeklinde bildiri yayınladı.
Öte yandan Mocalit'in CEO'su, Google'ı, bilinçli şekilde Kenya'da yakın zamanda başlatılan "Kenya İşletmeleri Online Projesi'nden (GKBO) illegeal çıkar sağlamakla suçluyor.
CHA
ABD'li genç mucit, TV'nin arkasına eklediği kamera sayesinde elini ekranın arkasına götürünce, yayının içindeki cisimlere dokunuyormuş gibi oluyor.
Televizyonun içinde görülen cisimlere "dokunmaya" çok az kaldı! ABD'de yaşayan genç iletişim öğrencisi Jayne Vidheecharoen, kendi geliştirdiği prototip sayesinde televizyonunun içindekilere sanal olarak da olsa dokunabiliyor.
Kaliforniya eyaletinde yaşayan Vidheecharoen, önce televizyonunda banttan Google'ın sokak görüntülerini yayımladı. Daha sonra görüntüyle, ekranın arkasına geçirdiği zaman kameraların kaydettiği elinin görüntüsünü eş zamanlı birleştirdi.
Böylece genç dâhi elini ne zaman ekranın arkasına geçirse, bu eylem ekranda sanki elini görüntünün içine sokuyormuş gibi izlendi. Vidheecharoen internet üzerinden tanıttığı projesini geliştirebilmek için sponsor arıyor.
Apple, çoklu dokunma teknolojisini kendi himayesine alma yolunda çok önemli bir adım attı.

Yeni yıl astronomi meraklıları açısından heyecan verici olacak. İki kez Güneş Tutulması ve iki kez de Ay Tutulması'nın yaşanacağı 2012'de ayrıca Venüs de güneşin önünden geçecek.
2012 yılında yaşanacak gök olaylarından en önemlisi hiç kuşkusuz Venüs Geçişi. 5 Haziran’ı 6 Haziran’a bağlayan gece Venüs gezegeni Dünya ile Güneş arasına girecek.
Nadiren gerçekleşen geçişin son aşaması Orta Avrupa’da güneşin doğuşundan kısa bir süre sonra kuzeydoğu yönünde izlenebilecek. Venüs Geçişi, Pasifik üzerinde ise bütünüyle gözlemlenebilecek.
Venüs Geçişi sırasında gökyüzü Güneş Tutulması'nda olduğu gibi kararmayacak. Venüs gezegeni parlak Güneş diskinin önünde minik bir koyu nokta olarak algılanacak
Bu gök olayını kaçıranlar hayatlarında bir daha bunu görme şansı elde edemeyecekler. Zira bir sonraki Venüs Geçişi 105 yıl sonra, 11 Aralık 2117 tarihinde gerçekleşecek.
Venüs daha önce 8 Haziran 2004 tarihinde Dünya ile Güneş arasına girmiş ve olay Orta Avrupa’dan bütünüyle izlenebilmişti. 20'inci yüzyılda ise Venüs geçişi olmadı.
GÜNEŞ TUTULMASI
Öte yandan 20 - 21 Mayıs ve 13-14 Kasım tarihlerinde iki kez Güneş Tutulması gerçekleşecek. 4 Haziran ve 28 Kasım tarihlerinde de iki kez Ay Tutulması yaşanacak. Ancak bu tutulmalardan hiçbiri Orta Avrupa'da izlenemeyecek.
2012 astronomik yılı tam olarak 31 Aralık 2011 gecesi Orta Avrupa Saati ile saatler 23:34'ü gösterdiğinde başlıyor.
ntvmsnbc

|
Sony Ericsson CES 2012'de büyük bir sürpriz yapabilir.
![]() Bluetooth Special Interest Group’un resmi İnternet sitesinde yayınmlanan bir haberde Sony Ericsson'un çok yakında üst seviye akıllı telefon ailesine yeni bir üye ekleyecek.
LT28at kod adlı cihazın ortaya çıkan teknik özellikleri arasında; 4.55” ekran, 13 megapiksel kamera, Bluetooth, kablosuz bağlantı ve çift mikrofon bulunuyor. Android işletim sistemini kullanacak olan LT28at’nin geçtiğimiz haftalarda teknik özellikleri belli olan LT26i Nozomi’den daha üst düzey bir model olacağı kesin gözüküyor. Buradan üründe en az 1.5GHz'lik çift çekirdekli işlemci ve 1GB bellek olacağını tahmin edebiliriz. LT28at adlı bu cihazın Ocak ayında düzenlenecek CES 2012 fuarında tanıtılması bekleniyor. |
Samsung'un merakla beklenen yeni akıllı telefonu piyasaya çıkmak için gün sayıyor.

WiFi sertifikasyonundan geçen bir Samsung cihaz akıllarda soru işareti oluşturdu.

Artan talebi karşılamakta zorlanan Foxconn, fabrikasını genişletme kararı aldı.

USB 3.0'dan ve eSATA'dan çok daha hızlı olan Thunderbolt bağlantısı çok yakında PC'lere geliyor.

Apple'ın yeni nesil akıllı telefonu önümüzdeki yılın sonbaharında kullanıcılarla buluşacak.

|
|
|
1000 TL, kullanıcılarına zenginlik vaadinde bulunmayan, fakat aylık gelir olarak ortalama 1000 TL'lik gerçek kazancı garanti eden bir yöntemin sunulduğu bir rehberdir. Herkes tarafından yapılabilecek iştir ve bir network işi de değil! Netten kazanç sağlamak isteyen kullanıcılar bu seti aldıklarında 1 ayda 1000 tl kazanç oluşturabilecekler. E-kitabın içeriğindeki sistem mantıklı ve çoğu internet çalışanlarının para kazandıkları bir sistemdir. Farkı ise daha ilk ayda 1000 tl kazandıracak sisteme sahip oluşudur. Google adsense yi duymayan yoktur. Bütün website sahipleri Google reklam araçları ile para kazanmaktadır. İşte 1000tl.com websitesindeki yöntemin kaynağı da buna dayalıdır. EKitabı alan kişilere bir web sitesi hediye etmektedir. Ayrıca bu web siteye gerekli olan trafik potansiyelini ise facebook üzerinden yapmaktadır. Facebook sosyal ağını bilmeyen yoktur; pek çok kişi facebooku tam bir reklam aracı olarak görmektedir. Çünkü 500 milyonu aşan üye sayısı vardır ve reklam için ideal bir alandır. 1000tl kitabında da anlatılan sistemde ise, facebook içindeki bu reklam potansiyelini kullanarak 1 haftalık bir çalışma ile hemen 100 bin kişiden oluşan bir kitleye, reklam kapasitesine ulaşılmasını sağlamaktır. Çok zekice düşünülmüş olan bu yöntemi gerçekleştiren her kişi 1 hafta sonunda bu sayıya ulaşabilir. Sonrasında websitenizin reklamını yapıyorsunuz ve web sitenize gelecek kişiler reklamlarınıza tıkladıklarında siz de kazanç sağlıyorsunuz. Bu mükemmel yöntem bu işten anlayan veya anlamayan herkese aylık 1000 tl kazandırmaktadır. 1000 TL E Book 'ayda 1000 TL' diyor, ancak evde yaşadığınız kaç birey varsa, 18 yaş üstü olması şartıyla, isterseniz onların adına da uygulayıp her bir birey için ayrı ayrı 1000 TL kazanç sağlayabilirsiniz. 1000 TL E Book ile sunulan bu kazanç sisteminin kesinlikle riski bulunmamaktadır! |
|
Bolu'daki pilot uygulama tamamlandı, e-kimlik kartları bir yıllık geçiş sürecinin ardından üç yıl içinde tüm vatandaşların kullanımına sunulacak.
Bolu'daki pilot uygulamanın tamamlanmasıyla elektronik kimlik kartları, e-dönüşüm Türkiye İcra Kurulu'nun alacağı karardan sonra, bir yıllık geçiş sürecinin ardından üç yıl içinde tüm Türk vatandaşlarının kullanımına sunulacak.
TÜBİTAK BİLGEM UEKAE'de tamamen Türk mühendislerin 5 yıllık Ar-Ge çalışmasında sona geldiği akıllı kimlik kartlarının tanıtımı TÜBİTAK'ın Gebze yerleşkesinde yapıldı. TÜBİTAK e-kimlik proje yöneticisi Oktay Adalıer, gazetecilere yaptığı sunumda, elektronik kimlik kartlarının Ar-Ge alt yapısı ve gelinen son aşamaya ilişkin bilgiler aktardı.
2006 yılında Türkiye Araştırma Alanı (TARAL) projesi olan e-kimlik projesinin, TÜBİTAK BİLGEM UEKAE tarafından ar-ge çalışmaları, pilot uygulama ve yaygınlaştırma çalışmalarında sona gelindiğini bildirdi.
Bu süreçte yapılan Ar-Ge faaliyetleri sonunda, TC Kimlik Kartının görsel tasarımının yapıldığını ve üzerinde bulunacak güvenlik tedbirlerinin belirlenerek uygulamasının gerçekleştirildiğini anlatan Adalıer, ayrıca kartın güvenliği için özgün bir akıllı kart çipi ve milli akıllı kart işletim sisteminin (AKİS) de geliştirildiğini söyledi.
e-kimlik kartının, standart kart okuyucularla kullanılabileceğini dile getiren Adalıer, ayrıca kamusal kullanım amacıyla Güvenli Kart Erişim Cihazlarının da geliştirildiğini anlattı.
Dünyanın en büyük işlemci üreticisi Intel, tüm öğrencilere tablet bilgisayar ve eğitim yazılım pakedi verilmesini öngören dev FATİH projesi için hazırlık yaptığını açıkladı.
İntel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın, ''FATİH Projesi sadece donanım projesi değil. Bir dönüşüm ve çözüm projesi. Bu projenin bir parçası olmak istiyoruz. İş ortaklarımızla beraber bu konuda çalışıyoruz'' dedi.
Aydın, İntel Teknoloji Konferanslarının 15'incisi kapsamında basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede, Avrupa'daki borç krizine karşı Türkiye ekonomisinin güçlü bir duruş sergilediğini belirterek, Tüketici Güven Endeksinin yüzde 80 ila 90'lar arasında olmasının bunun en net göstergesi olduğunu söyledi.
Türkiye pazarını gerek büyüyen ekonomisi gerekse de genç nüfusu dolayısıyla oldukça önemsediklerini ifade eden Aydın, Türkiye'de bilgisayar ve internet kullanımının artmaya devam ettiğini bunun da bilgisayar ve akıllı cihazlar pazarını her geçen gün büyüttüğünü dile getirdi.
''Türkiye'de satılan bilgisayarların yüzde 75'i mobil, yüzde 25'i ise masa üstü olarak tabir ettiğimiz türden. Görüldüğü gibi pazar mobil bilgisayar tarafına kaymış durumda. Pazarın yüzde 67'sini tüketiciler, yüzde 17'sini KOBİ'ler, geri kalanını da kurumsal müşteriler oluşturuyor. Türkiye pazarının büyüme rakamlarına bakıldığında geleneksel olarak büyüme yüzde 20'lerin üzerinde. Yani çok hızlı büyüyen bir pazar söz konusu. Bununla orantılı olarak ülkemizde yaklaşık 32 milyon internet kullanıcısı var. Facebook ve MSN'de ilk 5'e giriyoruz. Twitter'da 7'nciyiz. Teknolojiyi çok seven bir tüketici kitlesi var. Bunun da nedeni oldukça genç bir nüfusa sahip olmamız.''
Aydın, İntel'in 2003 yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığıyla işbirliği içinde olduğunu, bu işbirliği kapsamında 175 bin öğretmen ile 75 bin öğrenciye bilgisayar eğitimi verildiğini aktardı.
Bilgisayar ve teknolojinin eğitimde daha etkin kullanılması adına FATİH Projesi'ne önem verdiklerini belirten Aydın, ''FATİH Projesi sadece donanım projesi değil. Bir dönüşüm ve çözüm projesi. Bu projenin içerisinde tabletin yanında akıllı tahtalar ve öğretmenlere bilgisayar sağlamak da var. Projenin bir parçası olmak istiyoruz. İş ortaklarımızla beraber bu konuda çalışıyoruz'' diye konuştu.
Alman otomotiv devi, engelli hayranının talebi üzerine biyonik el geliştirdi.
Mercedes GP Petronas takımı, bu kez Formula 1 pistindeki başarılarıyla değil, yardımseverliğiyle gündemde.
İngiltere’nin güney doğusundaki Berkshire’da yaşayan ve doğuştan sol eli olmayan James, Mercedes’in takım patronu Ross Brawn’dan okullarına yaptığı ziyaret sonrası yazdığı mektupla yeni bir el istedi. James, mektubunun hemen ardından Mercedes’in fabrikasına davet edildi.
"Touch Bionics" ile anlaşan Mercedes, biyonik eli yapmak için arabalarda kullandığı bir teknolojiye başvurdu.
Mercedes’in takım patronu Ross Brawn ise, Matthew James’in mektubunun çok dokunaklı olduğunu söyleyerek, "Yeni mekanizmanın Matthew’in hayat kalitesini artıracağını duymak memnuniyet verici" dedi.
i-LIMB nasıl çalışıyor?
1. Yüksek kalitede plastikten üretilen i-LIMB’in altında siyah bir soket bulunuyor. Bu soket, biyonik elin Matthew James’in koluna bağlanmasını sağlıyor.
2. Her parmağın rahatça ve bağımsız hareket etmesini sağlayan ayrı motoru bulunuyor.
3. Avuç içindeki bilgisayar, parmakların hareketlerini koordine ediyor.
4. Bilgisayar, aynı zamanda Matthew James’in alt kolundaki reflekslerin yaydığı elektronik dalgaları algılayarak, parmaklara komut veriyor.
5. Yerleştirilen Bluetooth teknolojisi, James’in bilgisayarıyla kablosuz bağlantı yapmasını sağlıyor. Böylelikle genç, hareketlerinin hızını bilgisayardan kontrol edebiliyor.

Şu anda ABD, cep telefonu kullanıcılarını telaşlandıran bu skandalla çalkalanıyor. Android işletim sistemi için uygulama geliştiren yazılımcı Trevor Eckhart, Carrier IQ yazılımının telefondaki her hareketi her bilgiyi kayıt ettiğini fark etti. Eckhart'ın bulduğu bu açık, gündeme bomba gibi düştü ve pek çok soruşturma başladı.
TELEFONUN YÖNETİMİ ONUN ELİNDE
Eckhart yayınladığı görüntülerde Carrier IQ'nun, cep telefonunda basılan tuşların nasıl kaydettiğini gösterdi. Eckhart, teste başlamadan önce telefonu fabrika ayarlarına döndürdü. Görüntülerde bir packet sniffer (korsan paket) yoluyla, cihaz uçak modundayken (hatsız tercih), basılan sayısal tuşların ve gelen metin mesajlarının nasıl kaydedildiği görülüyor.
Bunun ardından telefonu Wi-Fi ağına bağlayan Eckhart, Google web sitesini açıyor. Eckhart fiziksel konumunu paylaşmamayı tercih etse de Carrier IQ'nun yazılımının bunu kaydetmesini engelleyemiyor. Eckhart, "Carrier IQ'nun bu dizileri kablosuz ağımda 3G olmadan, HTTPS üzerinden okuyabildiğini görüyoruz" diyor.
SİLİNEMİYOR
Carrier IQ, telefon üreticileri ve operatörler tarafından kullanılan ve telefona satış öncesinde yüklenen bir yazılım. Yani elinizdeki cihazların fabrika ayarlarında bulunuyor (bazı model cihazlarda üretimde mevcut, bazılarında ise operatör tarafından satıştan önce yükleniyor. Fabrika ayarlarına geri dönseniz de korsan paket yerinde duruyor). Dolayısıyla da kaldırılamıyor. Kullanıcının varlığını fark etmediği, hatta yüklü programlar arasında bile göremediği, Carrier IQ, basılan her tuşu, girilen her internet sitesini, atılan her mesajı kaydediyor. Uzun lafın kısası tüm verilerinizi gözlüyor. Yazılımın bu verilerle ne yaptığı ise meçhul.
TOPLANAN BİLGİLER NE İÇİN KULLANILIYOR?
Carrier IQ yönetimi, patlayan skandal üstüne yaptığı açıklamada, bu yazılımın sadece bir istatistik programı olduğunu belirtti. Firma, operatörlere kendilerini geliştirmeleri, hangi telefonun nasıl çalıştığı, nerelerde çekim gücünün azaldığı gibi bilgileri öğrenmelerine yardım ettiklerini açıkladı.
Elbette iddia edildiği gibi basit bir istatistik programının neden detaylı kişisel verileri (e-mailin içeriği gibi) açıklayamadıkları için de akıllara "Yüzyılın tele-kulak skandalı mı açığa çıktı" sorusu geldi.
Şu an tüm dünyada tartışılan bu soruda tek muhatap Carrier IQ değil; bu yazılımı yükleyen telefon üreticileri ve operatörler de neden kullanıcının bilgilerinin bu derece gözlenip kaydedildiğini açıklamak zorunda.
Farklı eyaletlerde Carrier IQ aleyhine açılan davalardan sonra son olarak ABD Senatosu’ndan Senatör Al Franken resmi olarak firmadan açıklama istedi. Senatör Franken şirketin hangi bilgileri kaydettiklerini ve bunları nasıl kullandıklarını, kimlerle paylaştıklarını açıklamalarını talep etti.
HANGİ TELEFONLARDA YÜKLÜ?
Bu yazılımı hangi telefon üreticilerinin kullandığı konusu da yazılımın kendi gibi şaibeli. Site üzerindeki bilgilere göre, dünya çapında yaklaşık 141 milyon (yazının hazırlandığı tarihte) telefonda bu uygulama çalışıyor. HTC ve Samsung, yazılımı ABD'deki cihazlar için kullandığını açıklarken, Nokia ve RIM (BlackBerry) bu programı asla telefonlarına yüklemediklerini belirtti. Apple, iOS 5'e kadar olan eski işletim sistemlerinde bu programı kullandığını ifade ederken bundan sonra iPhone'lara bu yazılımı yüklemeyeceklerini belirtti. Apple ayrıca asla kişisel verileri gözlemediklerini ve kullanmadıklarını açıkladı. Ars Technica sitesine açıklama gönderen Apple, Carrier IQ uygulamasının sadece konuşma süresi, ses ve sinyal kalitesi gibi verilerin toplanması için kullanıldığını savundu. Firma, yakın zamanda bir güncelleme yayınlayarak, iPhone’lardan Carrier IQ yazılımını tamamen kaldıracağını duyurdu. Yazılımın hangi ülkelerde aktif olup olmadığı konusunda da net bir bilgi yok. Skandal, şu an için ABD üstünden devam ediyor ama Avrupa'da da etkin olup olmadığı araştırılıyor.
Varlığı tespit edilemeyen Carrier IQ yazılımının engellenmesi veya silinmesi şimdilik imkânsız. Cihaz üreticilerinin gelen tepkiler üstüne bununla ilgili güncellemeler yayınlamaları bekleniyor.
Her ne kadar silinmese de Android işletim sistemli telefonlar için Android Market'te bu yazılımı tespit eden programlar sunulmaya başlandı. Bu programları indirerek telefonunuzda Carrier IQ'nun olup olmadığını tespit edebilirsiniz.
Diğer telefonlar içinse henüz bir çözüm üretilmiş değil.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) Güneş Sistemi'nin dışında birçok bakımdan Dünya'ya şaşırtıcı biçimde benzeyen yeni bir gezegen bulduğu bildirildi.
Bilimadamları, yeni gezegenin yüzeyinde sıcaklığın yaklaşık olarak 22 santigrad derece olduğunu, yıldızının Güneş'e ikizi kadar benzediğini, muhtemelen su ve toprağa sahip olduğunu söyledi.
Yeni gezegenin NASA'nın ''gezegen avcısı'' teleskobu Kepler tarafından bugün yaşanabilir bölgenin ortalarında bulunduğu, bunun da yaşam koşullarının uygunluğuna işaret ettiği belirtiliyor. Kepler'in ilk defa Güneş Sistemi'nin dışında yaşanabilir bölgede ne çok sıcak ne de çok soğuk bir gezegen bulduğu kaydedildi.
Astronomlar sözü edilen bölgede daha önce iki kez gezegen bulduklarını açıklamışlar ancak yaşam için umut vadetmeyen gezegenlerden birinin konumunun çok tartışmalı olduğu, diğerinin de sıcak sınırda olduğu belirtilmişti.
Kepler Teleskobu, adını Alman gökbilim, fizik, matematik bilgini Johannes Kepler'den (27 Aralık 1571-15 Kasım 1630) alıyor.
AA

2010’da Anayasa Mahkemesi çalışanların yüzde 27’den fazla gelir vergisi ödememesi gerektiği yönünde karar almıştı. Ancak bir sorun vardı. Çalışanlar o güne kadar yüzde 27’nin üstünde vergi ödemişti. Anayasa Mahkemesi’nin kararının ardından çalışanların beyannamesini ‘ihtirazi kayıtla’ verip dava açan şirketlerin davaları çeşitli vergi mahkemelerinde görüldü. Kimi vergi mahkemeleri çalışan lehine karar verirken kimileri devlet lehine karar vererek çalışana fazla ödediği yüzde 8’lik verginin iade edilmemesine karar verdi. Bu konudaki son karar ise Danıştay 4’üncü Dairesi’nden geldi. Mahkeme, çalışanların 2009 yılı için ödediği fazla verginin geri ödenmesine karar verdi. Böylece Anayasa Mahkemesi kararından sonra dava açan şirket ve çalışanların tümü fazla ödediği vergiyi faiziyle geri almaya hak kazandı.
YASAL DAYANAĞI YOK
Danıştay 4’üncü Dairesi kararı bir özel internet şirketinin açtığı ve İstanbul 4’üncü Vergi Mahkemesi’nin şirket çalışanları aleyhine verdiği kararı temyize götürmesi sonucu verdi. Danıştay aldığı kararla fazla ödenen verginin yasal dayanağının olmadığına anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda karar verdi. Şirketin fazla ödenen verginin faizini istemesini de haklı bulan Danıştay, mahkemenin faiz isteminin reddi hükmünü bozdu.
‘İşlemlerden doğan zarar ödenmeli’
Danıştay kararında “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2’nci maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin insan haklarına saygılı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu ‘yargı yolu’ başlıklı 125’inci maddesinin 17’nci fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı “yargı yoluna” başvurabileceği, 7’inci fıkrasında ise İdare’nin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğu hükme bağlanmıştır” denildi.
HABERTÜRK OKUYAN KAZANDI
Habertürk 5 Şubat 2010'da Anayasa Mahkemesi'nin kararının ardından dava açan çalışanların vergi iadesi alabileceğini yazmıştı. Oysa Danıştay kararı ile ters köşeye yatan bazı vergi uzmanları dava açarak bir sonuç elde edilemeyeceğini ileri sürüyordu.


Yargıtay, bankaların aldığı yıllık kredi kartı kullanım ücreti kesilmesine karşı 10 yıl içinde itiraz edilebileceğine hükmetti.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin konuya ilişkin kararı Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Karara göre, Koray Karacan adlı bir kredi kartı sahibi, 2006 yılında aldığı kredi kartı için 2007 yılında hesabından kesilen 40 liralık üyelik ücretine karşı 2010 yılında Altındağ Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurdu. Hakem heyeti, kesintinin davalıya iadesine karar verdi.
Banka, Karacan'ın talebinin yasal dayanaktan yoksun, sözleşmeye aykırı ve talep hakkının bir yıllık zaman aşımına uğradığı iddiasıyla, hakem heyeti kararının iptali istemiyle dava açtı. Davayı karara bağlayan Ankara 2. Tüketici Mahkemesi, Karacan'ın talebinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğu ve hesabından kesinti yapıldığını öğrendiği tarihten itibaren 1 yıllık zaman aşımı süresinde dava açması gerektiği gerekçesiyle bankanın talebini yerinde buldu ve hakem heyetinin kararını iptal etti.
Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yerel mahkemenin kararını, kanun yararına bozulması için temyiz etti.
Temyiz istemini görüşen Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, taraflar arasındaki uyuşmazlığın zaman aşımı süresiyle ilgili olduğu tespitinde bulundu.
Yüksek mahkemenin kararında, Borçlar Kanunu'nun 125. maddesine göre uygulanması gereken zaman aşımı süresinin 10 yıl olduğuna hükmedildi.
Yerel mahkemenin 1 yıllık zaman aşımı süresini dikkate alarak itirazı kabul ederek, Hakem Heyeti kararının iptaline karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna işaret eden Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz istemini yerinde buldu ve Tüketici Mahkemesi kararını oybirliğiyle bozdu.
Yargıtay, daha önce de bankaların kredi kartı sahiplerinden yıllık kullanım ücreti almasına karşı açılan davalarda tüketicileri haklı bulmuş ve bu ücretin alınamayacağına dair emsal kararlar vermişti.
Yargıtay'ın bu son kararı da kredi kartı sahiplerine, yıllık kullanım ücretine karşı 10 yıl içinde yargıya başvurma imkanı tanımış oldu.
AA

Amerikan GeoFizik Topluluğu'nun düzenlediği konferansta konuşan, Ohio Üniversitesinden Wendy Panero'nun başkanlığında yapılan araştırmanın üyelerinden Cayman Unterborn, "Dünya gezegeninden 15 kat daha büyüklükte ve yarısından fazlası elmastan oluşan gezegenlerin olabileceğini" söyledi.
Wendy Panero araştırmaya ilişkin yaptığı açıklamada, Samanyolu galaksisindeki bazı yıldızların çevresindeki karbon yoğunluklu gezegenlerde oluşacak çekirdek ve mantonun ağırlıklı olarak elmastan oluşabileceğini saptadıklarını belirtti.
Panero, elmasların oluşum sürecine ilişkin yaptıkları ve yerkürenin mantosundaki sıcaklık ve basınca uygun koşulların oluşturulduğu laboratuvar araştırmaları sonucunda, dünya ve karbonla zengin diğer gezegenlerde minerallerin meydana gelme sürecini simule eden bilgisayar modelleri geliştirdiklerini söyledi.
Karbon zengini gezegenlerin yapısının farklı olabileceğini, elmasın ısı geçirgenliği nedeniyle çok çabuk soğuyabileceğini belirten Panero, "elmas" gezegenlerde jeotermal enerji, tektonik tabaka, manyetik alan ve atmosferin olamayacağını söyledi.
Panero, "Elmas gezegenin soğuk ve karanlık olacağını tahmin ediyoruz" dedi.
Daha önce de, Avustralya'nın Melbourne Swinbourne Teknoloji Üniversitesi astronomi uzmanları, Güneş Sistemi'nden çok uzakta nötron yıldızı etrafında dönen bir gezegenin karbon kütlesinin ihtimal hesaplamalarına göre muazzam basınç altında elmastan müteşekkil olması gerektiğini bildirmişti.
Science bilim dergisinde de yayınlanmış konuya ilişkin makalede, 4 bin ışık yılı uzaklıktaki "elmas gezegen"in hafif elementler olan hidrojen ve helyumu hiç içermediği ifade ediliyordu.
AA

Bilgisayarlarda bulunan hardisklerin yerlerinden çıkarak internet gezegeninin bulutlarına yükselerek sanal ortama aktarılması anlamına gelen "Bulut Bilişim" Türkiye hızla yayılıyor.
Şu anda şirketlerin kullandığı bu yöntemin yangınlaşarak, kişisel kullanıma açılmasıyla bilgisayar hard disklerinin kısa zamanda tarihe karışması bekleniyor.
Bilgisayar hardisklerini tarihe karıştıracak olan açık kaynak kod dünyasında pazar lideri olan Red Hat Ortadoğu ve Afrika Genel Müdürü George Debono bir takım inceleme ve araştırmalar yapmak üzere Türkiye'ye geldi. Debono, Türkiye'nin tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi bilişimde hızla gelişen bir ülke olduğunun altını çizerek, burada büyümeyi hedeflediklerini söyledi.
Red Hat'ın özellikle Linux'ta açık kaynak kod dünyasında pazar lideri olduğunu hatırlatan Debono, "Dünyada kritik düzeyde hizmet veren sunucularda güvenlik, kararlılık, süreklilik, destek gibi konular ön plana çıktığında ilk akla gelen çözüm, on binlerce sunucuda çalışan Red Hat oluyor. Dünyada zaten tanınan bu şirketimizin Türkiye'de büyümesi için elimizden geleni yapacağız" dedi.
Red Hat'ın Orta Doğu'daki pazarda yaptıklarını Türkiye'de de uygulayacaklarını belirten Debono, "Amacımız gelişmekte olan bulut bilişimi, Türkiye'de ihtiyacı olan her firmaya uygulamak. Şu anda finans şirketleri, bankalar gibi özel kuruluşlar zaten bulut bilişimi Red Hat'tan kullanıyor. Bunun daha da yaygınlaşmasını sağlayacağız" diye konuştu.
Red Hat'in Türkiye Distirbitörü olan Prolink firmasının Genel Müdürü Ken Bradley de Türkiye'de Red Hat ile gittikleri hemen her yerde karşılaştıklarını belirterek, bu gelişimin artarak devam edeceğini söyledi.
BULUT BİLİŞİM NASIL ÇALIŞIYOR?
Yakın gelecekte bir standart haline gelecek Bulut bilişimi, İngilizce söylemiyle "Cloud Computing" en basit anlamıyla bilgisayarlarda bulundan hard disklerin yerlerinden çıkarak internet gezegeninin bulutlarına yükselerek sanal ortama aktarılması anlamına geliyor.
Söz konusu sistem sayesinde, "Bilgisayarınızın hard diskinin boyutu ne kadardır?" soruları tarihe karışıyor. Bu sayede dünyanın neresinde olunursa, internet bulutuna dahil olmak suretiyle bilgisayar fiziksel olarak yanınızda olmadan yanınızdaymış
gibi işlem yapmaya olanak sağlıyor.
"KIRMIZI ŞAPKALI ADAM" FİRMAYA İSİM OLDU
Açık kaynak kod dünyasında pazar lideri olan Red Hat'ın Türkçe karşılığı, "kırmızı şapka". Şirketin nasıl bu ismi aldığını anlatan Red Hat Ortadoğu ve Afrika Genel Müdürü George Debono, "1993 yılında şirket başka alanlarda faaliyet gösterirken, şirkette bir adam çalışıyormuş.
Bu adam her gün işe kırmızı şapkasıyla gelirmiş. Ne zaman bir sorun olsa herkes 'kırmızı şapkalı adama gidin o çözer' dermiş. Kırmızı şapkalı adam sürekli sorunlara çözüm getiren bir kişi olduğundan şirketin adı da 'kırmızı şapka' anlamına gelen 'Red Hat' olarak belirlenmiş. Biz de bu yolda ilerleyerek herkesin çözüm ortağı olmaya çalışıyoruz" dedi.
FACEBOOK İLE İŞBİRLİĞİ
Açık kaynak çözümleri ve bulut bilişim alanlarında dünyanın lider sağlayıcısı Red Hat, Facebook'un mümkün olan en düşük maliyetle en verimli programlama altyapılarından birini oluşturmak amacıyla başlattığı Open Compute Projesi'ne (Açık Programlama Projesi) katıldığını da açıkladı.
Red Hat Teknoloji Yöneticileri tarafından, Açık Programlama Zirvesi'nde Açık Programlama Projesi global veri merkezlerinin enerji verimliliğini dönüştürecek açık kaynak geliştirme modelini kullandığını açıkladı.
İHA
Türkiye’de bir Network Marketing Firması ProjeX yani xnetwork üyelerine, 1 Ağustos 2011 de yayın hayatına başlamasına ragmen daha ilk ayında 58.000 TL dağıttı.
Diğer network marketing firmalarının böyle bir parayı dağıtmalarını bırakın, kendileri dahi bu kadar kısa bir sürede bu miktarda bir ciroya erişememişlerdir. ProjeX kazancının Toplamda %70’ini üyelerine dağıtıyor.İkinci ödemeler bu ayın 21’inde yapılacağı için dağıtılacak rakamın 80.000 TL civarında olması öngörülüyor. ProjeX 'in resmi sitesi henüz yeni açılmış olmasına rağmen 1 Ay içerisinde 1500 civarı üye sayısına ulaşması bir rekordur. Sanırım önümüzdeki günlerde ProjeX en çok kazandıran online iş olacak ve her internet girişimcisinin hayalini kurduğu netten evinizin rahatlığında para kazanmayı mümkün kılacak.
Başarı ve çok para kazanmak için iki kıstas vardır
1–Mevcut sisteme ilk kayıt olanlardan ilk üyelerden olmak
2–Güçlü bir sponsora ve ekibe sahip olmak
ProjeX Bir kez 5. hattını tamamlayan xdükkan sahipleri ömür boyu sabit bir kira gelirine ulaşacağı gibi dükkan kirası da ,herhangi bir ücret ödemeden kendiliğinden otomatik güncellenecek. Alt xdükkanlarınızdan herhangi biri üyelikten çıksa bile bu sizin kazancınızı etkilemeyecek. Çünkü boşalan yerleri Xticaret kendisi devralmakta. Eğer hala üyeliğinizi başlatmadıysanız BURAYA tıklayarak ücretsiz ön kayıt yaptırabilirsiniz. Bizim sponsorluğumuzdaki ekibimize ait xdükkanlar bile 5. hatlarını tamamlamak üzereler.
Belki bundan 1 yıl sonra bugün katılanlar inanılmaz bir sabit gelire ulaşacak. Şüphesiz önümüzdeki günlerin en çok konuşulacak internetten para kazanma sistemi ProjeX olacak ve daha önce ProjeX e girmeyenler kacırdıkları fırsatdan dolayı pişman olacak ve bu sistemle daha önce tanışmakdıkları için hayıflanacaklar.
ProjeX sisteminin temel mantığı herkesi bir web sitesi sahibi yapmak ve bu site üzerinden ürün satışı gerçekleşmesini sağlamak. Bu noktada gözünüzün korkmasına gerek yok. Çünkü siteleri siz kurmuyorsunuz. ProjeX tüm siteleri otomatik olarak kendisi kurup yayına sokmaktadır. ProjeX sistemine dahil olduğunuz zaman tek yapmanız gereken size önerilen web sayfası adreslerinden birisini seçmek ve yayına sok demek. Siteniz otomatik olarak kurulup 1 dakika içerisinde yayına girmiş oluyor. Site içerisinde gerek fiziki gerekse de online olarak pek çok ürün ile ilgili tanıtım yazıları bulunuyor. Birisi sizin siteniz üzerinden ürünü satın aldığı zaman çok yüksek komisyonlar sizin hesabınıza aktarılıyor. Bir ürün için 15-50 tl arası komisyon kazanıyorsunuz. Sitenizden günde sadece 2 ürün satılacağını düşünecek olursak bir günde ortalama 60 tl kazanırsınız, buda ayda 1800 tl yapar. Günümüzde 1000 tl bile alınmayan işlerde çalıştığımız düşünülürse bu çok iyi bir para.
ProjeX sisteminin bir diğer para kazanma yolu ise alt ekip kurmak isteyenler için. Siz eğer ProjeX sistemine kendiniz arkadaşınızı veya başka birilerini dahil ederseniz bu kişiler ve onların alt ekiplerinden de komisyon elde edebilirsiniz. Buradan da ekip sayınıza göre 1400 ila 7500 tl arası bir rakam kazanmanız mümkün.
ÜCRETSİZ ÖN KAYIT ve DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN BURAYA TIKLA
BLOG SAYFAMIZ ve EKİMİZ HAKKINDA BİLGİ EDİNMEK İÇİN BURAYA TIKLA

ODTÜ Teknokent'in Yeni Fikirler Yeni İşler Yarışması'nda finale kalan genç mühendis grubu, deri üzerinden doku ve damarların kızılötesi ışınlarla görüntüleyip üç boyutlu dijital gözlüklere aktarmayı sağlayan sağlayan teknolojileri Intel'in ABD'de düzenlediği yarışmada Türkiye'yi temsil edecek.
Her biri İzmir Fen Lisesi mezunu genç mühendisler Emir Konuk, Emre Yılmaz. Ali Anıl Şahinci, Mürsel Karadaş, mühendislik öğrencisi Bulut Esmer ve top öğrencisi Özge Şen'den oluşan ''Kapileroskop'' isimli grup üyelerinin çoğu TÜBİTAK'ın bilim olimpiyatları ile üniversite giriş sınavında da iyi derecelere imza attı.
Genç araştırmacılar, damar görüntüleme çalışmalarını bir adım daha ileriye götürerek cep telefonu kullanıcılarının özel ekipmanla damarları etkileyen şeker, tansiyon ve cilt kanseri gibi hastalıkların tanısını ve takibini yapacak teknoloji üzerindeki altyapı çalışmalarını tamamladı. Araştırmacılar, sermaye desteği bulduklarında teknolojilerini dünya genelinde ürün haline getirmek için çalışıyor.
Açıklama yapan grup üyelerinden Emir Konuk, projenin temelinin deri üzerinden el, ayak gibi yüzeye yakın damarların görüntülenmesi esasına dayandığını ifade etti.
Sağlık görevlilerinin bazı durumlarda damara ilaç enjekte ederken veya kan alma işlemleri sırasında damarların yerinin tespit edilmesinde sıkıntılar yaşadığını dile getiren Konuk, ürünlerinin de bunun önüne geçmek için geliştirildiğini anlattı. Konuk, geliştirdikleri teknoloji hakkında şu bilgileri verdi:
''Bütün dokular kızılötesi ışığı dağıtmasına rağmen oksijenlenmiş hemoglobin bu ışığı topluyor. Bu yüzden infrared görüntülemede, ışığı eğer doğru açı, dağılım ve polarizasyonla yollayabilirseniz, tüm dokular parlarken damar ağını görüntüleyebiliyorsunuz. Hatta ek donanımla kılcal damarları da görüntüleyebiliyoruz. Çalışmamızın sonunda doktorlar eldiven takarak tüm damardan enjeksiyon işleminde damarları net şekilde görebilecek.''
Ürünlerinin ilk örneğinin ABD'li bir firma tarafından çok yüksek fiyatlarla satıldığını, bu nedenle de sağlık kuruluşlarında yaygın kullanılmadığını belirten Konuk, teknolojilerinin ise cep telefonuna takılan bir adaptörle rahatlıkla kullanılabileceğini ve bu nedenle de uygun bir maliyetinin olacağını söyledi.

Türkiye, NATO tarafından bu yıl açılan yazılım projesi ihalesini kazanan TÜBİTAK mühendisleri ile NATO'ya, tasarımı ve geliştirilmesi tamamen Türk mühendisler tarafından gerçekleştirilen yazılım ürünleri sunar hale geldi.
TÜBİTAK'ın uzun yıllardır yürüttüğü başarılı çalışmaları sonucunda, NATO frekans standartları geliştirilmesi grubuna ABD, İngiltere ve Hollanda ile beraber Türkiye de dahil oldu.
Ayrıca, TÜBİTAK'ın geliştirdiği yazılımlar sayesinde Türk Silahlı Kuvvetleri, NATO frekans sistemlerine sahip ilk ordu olma başarısını elde etti.
TÜBİTAK BİLGEM UEKAE İleri Teknolojiler Araştırma Enstitüsü (İLTAREN) bölümünde 2001 yılında Milli Frekans Yönetim Sistemi (MFYS) projesi ile başlayan çalışmalar, uluslararası düzeyde meyvelerini verdi.
Yeni yazılım yolda
NATO'nun açtığı yazılım geliştirme ihalesinde rakiplerini geride bırakarak NATO Spektrum Yönetim Şubesi'nin frekans yönetimi ve koordinasyonu için gerekli yazılım altyapısını geliştirme görevi alan İLTAREN, 2009-2010 yılları arasında bu projenin ikinci fazını da başarıyla tamamladı.
Buna ilaveten, aynı yazılımın 2010 yılı içinde web üzerinden online eğitim sistemi ihalesini de alan İLTAREN, NATO tarafından bu yıl açılan yeni bir yazılım projesi ihalesini de kazandı.
NATO'nun frekans bilgi veritabanına erişimi ve üye ülke koordinasyon süreçlerinin otomasyonunu web üzerinden online olarak ve yeni nesil servis yönelimli yazılım teknolojileri kullanarak inşa etmeyi hedefleyen son proje ile Türkiye NATO'ya tasarımı ve geliştirilmesi Türk mühendisleri tarafından gerçekleştirilen yazılım ürünleri sunar hale geldi.
UEKAE Müdür Yardımcısı ve İLTAREN Bölüm Başkanı Alper Kutay, ''NATO'dan üst üste üç yazılım projesi ihalesi kazanmamız, Spektrum Yönetimi Yazılım Araçları alanında inşa ettiğimiz güçlü ve güvenilir imajımızı ve ulaştığımız güçlü konumu göstermektedir. Bu başarılarımızın artarak devam etmesini bekliyoruz'' dedi.
Proje yöneticisi Nedim Alpdemir ise ''Proje ekibindeki mühendislerimizin uzun soluklu ve disiplinli çalışmaları sayesinde uluslararası bir veri değişim standardının belirleyici ülkeleri arasında yer aldık. Gerek Türk Silahlı Kuvvetlerine gerekse NATO'ya geliştirdiğimiz Spektrum Yönetim Yazılımları şu anda, standartlara uyum, yazılım teknolojileri ve kullanıcılara sundukları kabiliyetler bakımından dünyadaki örnekleri arasında en iyileri arasında yer almaktadırlar. Bu nedenle NATO'ya 4 yıldır proje yapıyor olmamız sürpriz sayılmamalı. Öncü konumumuzu korumakta kararlıyız; NATO projelerinin de arkası gelecektir'' diye konuştu.
AA

Rusya'nın Mars'ın en büyük uydusu Phobos'a gönderdiği, ancak Dünya'nın yörüngesinde takılıp kalan uzay aracındaki sorun halledilemezse, Rus aracının Dünya'ya düşme riski bulunuyor.
Rus ajanslarına göre uzmanlar, mühendislerin, aracın bataryaları tamamen tükenmeden yeni yazılımı yükleyip sorunu çözememeleri durumunda, Phobos-Grunt (Rusça Phobos-Yer) adlı aracın 5 ila 30 gün içinde Dünya'ya düşme riski bulunduğu uyarısı yaptı.
28,7 milyon avroya sigortalanan uzay aracının fırlatılmasından önce Rus yetkililerin, aracın komuta sistemindeki cihazlarla ilgili risk konusunda uyarıldığı belirtiliyor.
Kazakistan'daki Baykonur uzay üssünden Mars'a gitmek üzere dün gece fırlatılan Rus uzay aracı Dünya'nın yörüngesinden ayrılamamıştı.
AA

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)'nın Ay Keşif Uydusu (LRO), bazı türleri çelik kadar sağlam, ancak ondan daha hafif olan titanyumun, 'Maria bölgesi' adı verilen zengin yataklarını görüntüledi. ABD'deki Arizona Üniversitesi'nden Mark Robinson ve Baltimore Johns Hopkins Üniversitesi'nden Brett Denevi'nin LRO görevi bünyesindeki ortak çalışmasına göre, Ay'da sanılandan en az 10 kat daha fazla titanyum var.
Fransa'nın Nantes şehrinde geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir kongrede araştırma sonuçlarını açıklayan Robinson, Ay yüzeyinin, görünebilen ve ultraviyole dalgalarıyla elde edilen bir haritasında titanyum arazilerini keşfettiklerini kaydetti. Harita, LRO'nun çektiği 4 bin fotoğraftan oluşturuldu. 7 farklı dalga boyundaki ışığın Ay yüzeyinde gezdirildiğini belirten Robinson, sonuçların LRO kameralarına yansıdığını anlattı.
Doğru araçlarla Ay'a bakıldığında, gri yüzeyin bazı bölgelerde kırmızı ve mavi renge dönüştüğünü aktaran Denevi, bunun Ay'daki toprağın kimyası hakkında önemli bilgiler verdiğini, yüzeyin altında çok zengin titanyum ve demir madenleri olduğunu ifade etti.
İlk kez 1791'de İngiltere'de William Gregor tarafından keşfedilen titanyum, günümüzde sağlık, silah ve otomotiv sanayilerinden uzay mekiği ve jet motorları yapımına kadar birçok alanda kullanılıyor.

Bazı mallarda uygulanan Özel Tüketim Vergisi'nde (ÖTV) değişikliğe gidildi. Değişikliğe ilişkin karar, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Aralarında motorlu araçlar, alkollü içkiler, cep telefonu ve tütün mamullerinin de olduğu bazı mallarda uygulanan ÖTV ile ilgili kararın yürürlüğe konulması, Maliye Bakanlığı'nın yazısı üzerine, Bakanlar Kurulu'nca kararlaştırıldı.
Buna göre, motor hacmi 1600 cm3'ü geçmeyenlerin vergisi artırılmazken, motor silindir hacmi 1600-2000 cm3 arasında olan araçlarda vergi oranı yüzde 60'tan yüzde 80'e, motor silindir hacmi 2000 cm3'ün üzerinde olan araçlarda, yüzde 84'ten yüzde 130'a yükseltildi.
Değişikliğe gidilen mallar arasında tütün ürünleri de yer aldı.
Buna göre, tütün içeren purolar, uçları açık purolar ve sigarilloların vergi oranları yüzde 30'dan yüzde 69'a, asgari maktu vergi tutarları ise 0,1325 liradan 0,1450 liraya çıkarıldı.
Tütün içeren sigaraların ve tütün yerine geçen maddelerden yapılmış sigaraların da vergi oranı yüzde 63'ten yüzde 69'a, asgari maktu vergi tutarı da 0,1325 liradan 0,1450 liraya yükseltildi.
AA

Sony yaptığı açıklamada, televizyondaki bir parçadan kaynaklanan arızanın aşırı ısınmaya, duman çıkmasına ve parçaların erimesine yol açtığı için dünya çapında 1,6 milyon LCD televizyonu toplatacağını bildirdi.
Japonya'da söz konusu arızanın yol açtığı sorunlarla ilgili 11 vaka bilgisi aldığını belirten Sony'nin açıklamasına göre, Japonya'da toplatılan modeller ''Bravia KDL-40X5000'', ''KDL-40X5050'', ''KDL-40W5000'', ''KDL-40V5000'' ve ''KDL-40V3000''den oluşuyor.
LCD'nin arka aydınlatmasından kullanılan hatalı parça evireç dönüştürücünün, ihraç edilen LCD televizyon modellerinde de kullanıldığı belirtildi.
Sony, ihraç edilen televizyonlarla ilgili benzer sorunlar bilgisi almadığını kaydetti.
AA

Japon elektronik şirketi, yaklaşık 93 bin kullanıcı hesabına ait bilgilerin çalındığını ve bu hesapların geçici olarak kapatıldığını belirtti.
Sony, izinsiz giriş eylemlerinin 7 ile 10 Ekim arasında yapıldığını ve ABD’de, 35 bin, Avrupa’da ise 24 bin Sony kullancısının hesabına girilmek istendiğini açıkladı.
Sony, kimlik bilgileri ve şifreleri ele geçirilen müşterilerini email göndererek bilgilendirdi ve şifrelerini değiştirme çağrısında bulundu.
Şirket, söz konusu hesaplardaki kredi kartı numaralarının risk altında bulunmadığını ve gerekli önlemlerin alındığını kaydetti.
Sony, PlayStation oyun konsolu ile oyun sektöründe yüzde 86'lık bir pazar payına sahip

Apple, Adobe ürünlerine aldırış etmemeye ve Flash tabanlı video ve uygulamalara iPhone ve iPad'lere izin vermemeye devam etse de, Adobe'un bu ürününün yeni sürümü iOS'daki Flash yasağını deliyor.
Adobe Flash Media Server 4.5, Apple'ın HTTP Live Streaming özelliğini kullanarak bunu başarıyor. Flash video oluşturan kullanıcılar, temel olarak Flash Media Server 4.5'i kullanabiliyor ve oluşturdukları videoyu yerel sunucuda çalıştırıyorlar. Ardından bu videoları iPhone ve iPad gibi bir cihaza akış yapıyorlar. Bu sayede Flash tabanlı sayısız videoyu mobil Apple cihazlarında açmak mümkün hale geliyor.
Videolar sunucuda çalıştığından iPhone ve iPad'lerde işlemci gücü, pil tüketimi gibi sorunlar meydana gelmiyor. Bu, Flash video oluşturanlar için büyük bir şans olsa da bir dezavantaj da mevcut: Adobe Flash Media Server 4.5, iOS ürünlerinde animasyonlar, oyunlar ve Flash tabanlı web siteleri gibi uygulamaların çalıştırılmasına hala izin vermiyor.

Gelişen teknoloji sadece cep telefonları, tablet bilgisayarları ve televizyonları akıllandırmadı. Artık evin her alanında kullanılan elektronik eşyalarda 'akıllılık' ön planda. Bu alanda son dönemde yaygınlaşmaya başlayan temizlik robotları da birer birer Türkiye'de satılmaya başlandı. Derinlemesine temizlikten daha çok günlük temizliğe odaklanan bu robotlar, tek tuşuna basarak evi oda oda gezip temizleyebiliyor. Kameraları ve sensörleriyle etrafındaki mobilyaları ve duvarları algılayabilen bu cihazlar, kablosuz olmalarının yanısıra 50 desibele kadar inen (buzdolabı seviyesinde) sessiz çalışmalarıyla da dikkat çekiyor. Kedi ve köpek tüylerini toplayan modelleri de bulunan akıllı temizlik robotları 100 metrekarelik bir evi ortalama 2 saatte temizliyor.
haberturk.com
Sayfa : 1/30 | |||
| Sonra > | Son Sayfa >> |
* Sitemize ziyarette bulunup "hakaret, küfür, porno, silah, uyuşturucu, sağlığa karşı ürünler" içerikli yazmak yasaktır. Bu uyarıya istina davrananlar mesuliyet altındadır. Ayrıca, alıntı yapılan yazılardan sitemiz sorumlu olmamakla birlikte, alıntısı yapılan yazılar için kaynak göstermek zorunludur. Yazılan yazılar için, hiç bir şekilde i-duyuru.com sorumluluk altına alınamaz.